Son yıllarda hayatımızda çoğu şeyin dijitalleşmesi gibi sağlık alanında da çevrimiçi hizmetler yerini almaya başladı. Psikoterapinin online olarak gerçekleşmesi birçok yönden de olumlu sonuçlar doğurur. Geleneksel EMDR terapisi, danışanın geçmiş travmatik anıları yeniden işlemesine yardımcı olmak için çift yönlü uyarım tekniklerini kullanır. Bu süreç, genellikle terapistin danışanın göz hareketlerini yönlendirmesiyle gerçekleştirilir. Online EMDR ise bu yöntemi sanal ortamda sunarak, bireylerin kendi evlerinde veya diledikleri bir ortamda terapi almasını mümkün kılar.
EMDR Nedir?
EMDR, 1987 yılında Dr. Francine Shapiro tarafından geliştirilen bir terapi yöntemidir. Eye Movement Desensitization and Reprocessing şeklinde açılımı vardır, Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme şeklinde çevirilir. Bu teknik, özellikle travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete, depresyon ve fobiler gibi psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılır.
Geleneksel terapilerden farklı olarak EMDR, travmatik anıların beyin tarafından işlenmesini hızlandırarak, bireyin bu anılara karşı duyarsızlaşmasını sağlar. Terapinin temel mekanizması, danışanın travmatik bir anıyı hatırlarken belirli göz hareketleri yapmasını veya başka türde çift yönlü uyarımlara maruz kalmasını içerir.
Online EMDR Nasıl Olur?
Online EMDR terapisi, yüz yüze EMDR ile aynı prensiplere dayanır ancak dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilir. Terapist ve danışan, video konferans uygulamaları aracılığıyla bağlantı kurar. Seanslar sırasında, terapist ekran üzerinden görsel uyarılar, sesli yönlendirmeler kullanarak çift yönlü uyarımı sağlar.
Online EMDR’de kullanılan yöntemlerden bazıları şunlardır:
- Göz hareketleri: Terapist, ekran üzerinde bir noktanın sağa-sola hareket etmesini sağlayarak danışanın gözleriyle bunu takip etmesini ister.
- Sesli uyarımlar: Kulaklık aracılığıyla sağ ve sol kulaktan dönüşümlü sesler verilir.
- Dokunsal uyarılar: Danışan, mobil uygulamalar veya titreşimli cihazlar kullanarak çift yönlü dokunsal uyarım alabilir.
Online EMDR, yüz yüze terapinin sağladığı etkileşimi tam olarak birebir sunamayabilir, ancak yapılan araştırmalar bu yöntemin travma ve kaygı tedavisinde oldukça etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle pandemi sonrası online terapilere olan güvenin artmasıyla birlikte, EMDR’nin dijital versiyonu daha fazla danışan tarafından tercih edilmeye başlamıştır.
Online terapiye başlamadan önce güçlü bir internet bağlantısı, uygun bir cihaz, kulaklık, sessiz bir ortam gereklidir. Tek bir EMDR seansı 60-90 dakika sürer. Kişinin durumuna göre terapi 4-12 seans arasında değişebilir.
Online EMDR Terapisinin Avantajları
Online EMDR terapisi, özellikle coğrafi engelleri aşmak ve terapiye erişimi kolaylaştırmak açısından önemli avantajlar sunar.
Yer ve Zaman Esnekliği: Danışanlar, terapiyi kendi evlerinden veya diledikleri herhangi bir ortamdan alabilirler. Böylece uzun mesafeler kat etmeye veya yoğun programlara uyum sağlamaya gerek kalmaz.
Daha Fazla Terapist Seçeneği: Online terapi sayesinde bireyler, kendi şehirlerinde bulunmayan uzman terapistlere de ulaşabilirler. Bu, özellikle belirli uzmanlık alanlarında çalışan terapistlerin az olduğu bölgelerde büyük bir avantaj sağlar.
Kendi Alanınızda Daha Rahat Hissetme: Ev ortamında terapi almak, danışanların kendilerini daha güvende ve rahat hissetmelerine yardımcı olabilir. Kendi alanınızda olmak, duygusal yoğunluğu yönetmeyi kolaylaştırabilir.
Gizlilik ve Mahremiyet: Online terapi, toplum içinde terapiye gitme konusunda çekinceleri olan bireyler için daha gizli bir seçenek sunar. Kimse terapiye gittiğinizi bilmek zorunda değildir.
Teknoloji Destekli Seanslar: Çeşitli mobil uygulamalar ve çevrimiçi araçlar, terapi sürecini destekleyerek terapistin kullanabileceği ek kaynaklar sunar. Örneğin, çift yönlü uyarım sağlayan özel EMDR uygulamaları, online terapide daha etkili sonuçlar alınmasını sağlayabilir.
Ancak online yapılan terapilerde teknolojik sorunlar ortaya çıkabilir. Herkesin internete erişimi sorunsuz olmayabilir. Yüz yüze terapi ortamında, terapist yoğun duygusal durumları daha iyi yönetebilir ve gerekirse fiziksel destek sağlayabilir. Şiddetli travmalar veya psikiyatrik bozukluklar söz konusu olduğunda, yüz yüze terapiler daha güvenli ve etkili olabilir.