Şizofreni Hastalığı Nedir?

Şizofreni

Şizofreni Hastalığı Nedir?

Şizofreni hastalığı nedir?

Şizofreni; kişinin düşüncesini, hareketlerini, gerçeği algılamasını çarpıtan ve kişinin ilişkilerini bozan, beyin hastalığıdır. Hastaların çoğunlukla toplumda, işte, okulda ve ilişkilerde problem yaşarlar. Hayat boyu süren bir hastalıktır, doğru tedaviyle kontrol altına alınabilir.

Şizofreni hastalarında beceri ve kişilik değişliklerini içeren birçok semptom vardır ve değişik zamanlarda farklı davranışlar sergileyebilirler. Hastalık kendini ilk kez gösterdiğinde semptomlar genellikle ani ve şiddetlidir. En yaygın şizofreni belirtileri üç grupta toplanabilir: 

  • Pozitif belirtiler
  • Dezorganize belirtiler 
  • Negatif belirtiler

Pozitif belirtileri:

Burada “pozitif” iyi anlamında kullanılmaz. Sadece şizofreni rahatsızlığı olmayan insanlarda görülmeyen belirgin belirtiler anlamında kullanılır. Bu belirtilere bazen psikotik semptomlar da denir, bunlar;

Delüzyonlar:

Gerçeğe dayanmayan, gerçeğe dayalı bilgilerle izah edilse bile kişinin vazgeçmeyi kabul etmediği garip inançlardır. Örneğin kişi başkalarının düşüncelerini duyabildiğini, kendisinin Tanrı veya şeytan olduğunu veya başkalarının kafasına düşünceler yerleştirdiğine inanabilir.

Halüsinasyonlar:

Gerçekte olmayan şeyleri görmek, sesler duymak, garip kokular duymak, ağızda “tuhaf” tat hissi ve bedenine dokunan olmasa da temas hissi gibi gerçek dışı şeyler algılanır. Şizofreni hastalarında en yaygın olanı sesler duymaktır. Sesler kişinin davranışları hakkında yorumlar yapabilir, kişiyi taciz edebilir veya emirler verebilir.

Dezorganize belirtiler:

Bu semptomlar kişinin net olarak düşünme ve doğru reaksiyon verme becerisinin olmamasını kapsar. 

Dezorganize semptomlara örnek olarak:

  • Anlamsız kelimeler kullanması ve hiçbir anlamı olmayan cümleler kurması
  • Çabucak bir düşünceden diğerine geçmek
  • Yavaş hareket etmek
  • Karar verme yetisinden yoksun olmak
  • Aşırı fakat anlamsız şeyler yazmak
  • Bazı şeyleri unutmak veya kaybetmek
  • Daireler çizerek yürümek gibi tekrarlanan hareketler
  • Günlük görüntü, ses ve duygulardan anlam çıkarmada problem yaşama

Negatif Belirtiler:

Negatif kelimesi şizofreni hastalarındaki belirli normal davranışların eksikliğini yansıtır. Negatif semptomlar: Duygu ve duygu ifadesi eksikliği veya duruma uymayan duygular, düşünceler ve ruh halidir.

Negatif semptomlara örnek olarak:

  • Aileden, arkadaşlardan ve sosyal aktivitelerden uzaklaşma
  • Düşük enerji
  • Motivasyon eksikliği
  • Yaşamdan zevk almama ve yaşama karşı ilgi eksikliği
  • Temizlik alışkanlıklarının kötü olması
  • Okulda, işte ve diğer aktivitelerde problemler
  • Dengesizlik (çok mutlu veya çok üzgün olmak veya ruh hali oynamaları)
  • Katatoni (çok uzun bir süre kişinin aynı pozisyonda hareketsiz kalması)
  • Herkes şizofreni hastası olabilir. Dünyadaki tüm ırk ve kültürlerde bu hastalığa rastlanır. Her yaştan insanda görülebilir, genellikle ilk olarak 20’li yaşlarda ortaya çıkar. Erkekleri ve kadınları eşit derecede etkiler. Fakat kadınlara (20’li yaşlar 30’lu yaşların başı) nazaran erkeklerde genellikle daha erken yaşlarda ortaya çıkar (buluğ çağında veya 20’li yaşların başında). 5 yaş üstündeki çocuklarda da görülebilir, fakat buluğ çağından önce oluşan bu durum çok nadirdir. Dünyada 51 milyon, TR’de 600.000 şizofreni hastası bulunmaktadır. 

Şizofreni yalnızca hastaları değil yakınlarını ve toplumu da etkiler. Şizofreni, toplumun büyük kesimi tarafından korku verici, “delilik” le eş anlamlı bir hastalık olarak algılanmaktadır. Toplum tarafından etiketlenen şizofreni hastası ve ailesi bu hastalıkla baş etmenin yanı sıra bu etiketle ve sonuçları ile uğraşmak zorundadır. Toplumun bilgi eksikliği, sosyal medya, televizyon, gazetelerde bu tanısı olan bireylere yönelik olumsuz haberler toplumun bu tanısı olan bireylere karşı olumsuz tutumlarını destekler. Kitaplar, filmler ve Medya çoğunlukla şizofreni hastalarını tehlikeli ve vahşi gösterir. Oysa bu her zaman geçerli değildir. Bu konuda medya mensuplarına, siyasetçilere, toplum önünde hatırı sayılır kişilere öncelikle olmak üzere toplumun her ferdine sorumluluklar düşmektedir. Bu tür önyargılı tutum, davranışlara damgalama (stigma) denilmektedir. Stigmayı azaltan önemli bir yaklaşım doğru bilgiye sahip olmaktır.  Şizofreniye dair bazı doğru bilinen yanlışlar şunlardır;

 

YANLIŞ

DOĞRU

Şizofreni hastaları hastaneye yatırılması gerekir

Akut dönem dışında ayaktan tedavi edilebilirler

Şizofreni tamamen kalıtsal bir hastalıktır

Tek yumurta ikizlerinde bir diğer ikizde %48 oranında şizofreni görülür

Şizofreni hastaları saldırgan ve tehlikelidir

Çoğunlukla değildir, tam aksine kendileri saldırıya maruz kalırlar. Damgalama ile bir daha fazla zarar veririz onlara…

Şizofreni hastalarının zekâ seviyeleri düşüktür

Toplumun geneli ile aynıdır. Düşük, normal veya ileri olabilir. Zekâ bu hastalığın bir özelliği değildir

Şizofreni aniden başlar

Genellikle yavaş yavaş başlar, ilk belirtiler ergenlik döneminde ortaya çıkabilir, çoğunlukla fark edilmez.

Şizofreni tedavi olmayan bir hastalıktır

Şizofreni tedavisi mümkün, iyileşme gösterebilen bir hastalıktır.

Şizofreni, anne babaların yanlış davranışları ya da karakter zayıflığından kaynaklanır

Şizofreni karmaşık bir beyin hastalığıdır. Karakter zayıflığı ya da anne babanın davranışları sonucunda görülmez

Şizofreni hastalarının hepsinde aynı belirti görülür

Şizofreni, sadece varsanılar ve sanrıların görüldüğü bir hastalık değildir. Düşünme, duygularını kontrol etme ve karar verme güçlüğü gibi bozukluklar gözlenebilir

Şizofreni hastaları hiçbir zaman iş sahibi olamaz, çalışamazlar

Tedavi olan şizofreni hastaları, olanakları ve yeteneklerine göre çalışabilir ve üretebilirler

 

Şizofreni hastaları kendilerine zarar verebilirler. Şizofreni hastaları arasında genç yaşta ölümün birinci nedeni intihardır. Doğru tedaviyle şizofreni hastaları psikiyatri hastaneleri yerine, aileleriyle veya toplum içinde üretici bir hayat yaşayabilirler. Günümüzde, uygun tedavilerle kontrol altına alınan bir hastalıktır. Bu hastalıktaki, çağdaş tedavinin amacı, hastayı topluma dahil edebilmek, kendi başına ayakta durabilmesini ve yaşayabilmesini sağlamaktır. 

Sağlık bakanlığı ağır ruhsal hastalığı olan bireylerin sağlık hizmetlerine daha rahat ulaşabilmesi, toplumla içe içe tedavi alabilmeleri, sosyalleşebilmeleri için 2011 yılından itibaren Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerinin (TRSM) kurulması için eylem planı hazırladı bu tarihten sonra tüm ülkede TRSM merkezleri kuruldu. Bu merkezler ilçe, mahalle alanlarında sorumlu olarak çalışmaktadır. Her TRSM’de bir psikiyatr, sosyal hizmet uzmanı, hemşire, ergoterapist, psikologlar görev almaktadır. Bu ekipler toplum içinde şizofreni hastalarının tedavisinin sağlanması, sosyal faaliyetlerde bulunmalarını, sosyal haklarını elde etmelerini gibi görevlerle çalışmaktadır. Sizinde ikametinizden sorumlu bir TRSM bulunmaktadır. Ayrıntılı bilgiyi bu merkezlere giderek alabilirsiniz.

Toplum olarak şizofreni hastalarını görmezden gelmeyelim, hayata dahil olma çabalarına destek verelim!

KAYNAKLAR ve DAHA FAZLA BILGI

www.gormezdengelmeyelim.com

http://sizofrenifederasyonu.org/

Bölgenizdeki TRSM’lerden bilgi alabilirsiniz.

metin içeren bir resim Açıklama otomatik olarak oluşturuldu